
Gazete büfesi, Çeşme
Yıllarca gazetelerin sayfa boyutları ne zaman küçülecek, ambalaj kağıdı olarak kullanımından ne zaman vazgeçilecek diye çok bekledim. Halkımız, bana çok rasyonel gibi görünen bu adımın atılmasını engelledi, atmaya kalkanları da bir güzel benzetti, canından değerli tirajını esirgedi. Dolayısıyla, ambalaj kağıdı boyutlarındaki gazetelerle hayatımıza devam etmek mecburiyeti tüm popülerliği ile devam etti.
İnternet, tüm dünyada “geleceğe direnen” bir topluma direnenler için can simidi oldu. Elimizin altına şıppadanak geliveren dünyanın her ülkesinden, her dilden gazeteleri dilediğimiz gibi ve dilediğimiz zaman okumak ya da okumamak hakkımız doğdu. Bir kısmımız, önümüze çıkan bu imkanların cazibesine kapılıp gazete almayı kestiler. Kim bilir, gazeteleri çıkaranlar bile belki de kendi gazetelerini internetten okuyup izliyorlardır.
Peki, estetik açıdan, kullanım olarak, haberlerin veriliş tarzı ve tekniğinden memnun muyum diye sorarsanız, genelde pek de memnun değilim, ama çok da “bulmuş da bunamış” gibi olmak istemiyorum. Yani buna da -şimdilik- razıyım mecburen.
Yenilendikçe iyileşiyor mu, kötüleşiyor mu, ben de şaşırdım
Uzunca bir süredir hangi gazete sitelerinin en iyi tasarıma sahip olduğunu tartıp duruyorum. Tam, "Bu fena değil galiba," diyeceğim, biri gelip tasarımları daha kötüsüyle değiştiriyor. Son altı aydır, bir yıldır bu durum neredeyse kader oldu.
En son, hafif de olsa Vatan’da bir değişiklik yapıldı. Reklamlara yer açmak için sağdaki “yazarlar” bölümü sola alındı. Ama belli ki bu değişiklikleri yapanlar önceki tasarıma yabancı ya da değişiklik içlerine sinmedi, yeni düzenle birlikte bir derbederlik de geldi sayfalara.
Daha önce, Gazeteport, gelişen içeriğine dar gelen tasarımını yenilemişti. Bence en hoş gazete tasarımlarından biriyken ve yenilemeyle birlikte daha güzel bir tasarım beklerken, The New York Times’ın kötü bir kopyesini buluverdik karşımızda.
Sabah’ın bir önceki (epey önceki) tasarımı kişilikliydi. Şimdiki tasarımın orijinal hali de kişilik sahibi ve diğerlerine oranla en sağlam yapılandırılmış olanıydı. Ancak ona da bir derbederlik çöktü, belli ki tasarıma yabancı birileri tarafından güncelleniyor.
Radikal, sade ve kendi içinde tutarlı bir tasarımı değiştirip, kaba çizgili “rahatsız edici” bir tasarıma geçiş yaptı.
Milliyet de epey önce daha iyi bir tasarımdan daha kötüsüne geçiş yapmıştı.
Taraf’ın ilk tasarımı, tasarımından vazgeçtik teknik altyapısı fecaatti. Yeni tasarımı daha iyi, altyapı yeniden yapılmış. Tasarım, iki üç yerden kopyalanan öğelerle inşa edilmiş izlenimi veriyor, ancak bütünlük becerilemediğinden çok da başarılı olamamış.
Star’ın önceki tasarımı kötüydü, şimdiki de pek iyi değil.
Habertürk, tasarımını değiştirmedi ama iyileştirmeler yaptı, elini yüzünü düzeltti. Hele TV kanalının tasarımı Ciner Grubuna geçmeden önce inanılmaz ölçüde zevksizdi, neyse ki şimdi yola girdi.
Online gazetelerin ortak yönleri
Tasarım farklılıklarına rağmen, tümünde ortak yönler, eğilimler var:
Düşük bütçe: Tüm gazete web sitelerinin ortak noktası düşük bütçeler. Bütçe azıcık bile artsa kalite hemen yükseliyor.
Tasarımlarda kopyacılık: Tüm tasarımlar bir yerlerden kopya, bu yüzden bir türlü kişilik tutturamıyorlar. Sabah gazetesi kendi kişiliğini oluşturmuştu, o da kayboldu şimdi.
Onda var, bende de olsun: Biri bir şey yaptı mı, diğerleri hemen onu kopyalıyor. Yahu sen de git başka bir şey yap, olmaz. Bu yüzden tümü birbirine benziyor.
Yeni bir kavram oluşturma çabası yok: Hiç kimse tasarımda yeni bir kavram oluşturma çabasında değil. Hiç kimsenin, "Okurların haberleri daha keyifli okumasını nasıl sağlarız," diye düşündüğünü hissedemiyoruz.
Tıkla babam tıkla: Tıklama sayımız artsın diye uğraşıyorlar, bu nedenle (1) bir yerden diğerine giderken hiç gerekmediği halde sayfa sayfa dolaşıyorsunuz, (2) dolayısıyla kısa yoldan istediğiniz bilgiye ulaşmanızı sağlayabilecek yeni teknoloji kullanımı konusunda isteksizler.
Portal görünümü sorgulanmıyor: Anasayfadaki bu kadar çok içerikten kim nereye gidiyor? Her iddiaya girerim, anasayfa linklerinin en az yarısına giden trafik %1’i geçmiyordur. Bu sitelerden hiç birinin kullanılabilirlik testi yaptığını sanmıyorum.
Kalitesiz fotoğraflar: Fotoğraflar hem estetik hem de teknik olarak kalitesiz. Zaten bizim basında Cumhuriyet gazetesi haricinde kaliteli fotoğraf geleneği, talebi yoktur. Oradan buradan kopyalanıp izinsiz kullanılan fotoğraflar yalnızca telif hakları açısından değil, kalite açısından da önemli bir sorun.
Okuyucu yorumları iyi kullanılamıyor: Sanıyorum Hürriyet'e en çok okur yorumu geliyor, ama gazetedeki "tıklama virüsü" nedeniyle, 500 tane yorum da gelse, bunları onar onar okuyabiliyorsunuz, yorumların etkinliği kayboluyor. Vatan'da bazı yazarlar gelen yorumlardan rahatsız oldukları için onların sayfalarındaki yorumlar kaldırılmış. Radikal, yıllar önce Mine Kırıkkanat'ın gazeteden kovulmasına gelen yoğun eleştirilerden bunalıp okur yorumlarını kaldırmıştı, yeniden seçici olarak koymaya başladılar. Kafalarına uyarsa yorumunuz yayına hak kazanıyor. Bugün, tembellik yapıyor, yorumlarınızın ne zaman yayınlanıp ne zaman yayınlanmayacağını bilmiyorsunuz. Ensonhaber, neredeyse herkesin yorumunu yayınlıyor, ama orada da kaliteliyle kalitesizlik bir arada, etkisi kayboluyor.
Okura saygısızlık: Bazı gazetelerde, televole programlarına benzer bir şekilde, haberlerin verilişinde tıklama kazanmak için okura saygısızlık yapılıyor. "Papayı kim öptü?" türü haber başlığı formatını en çok kullanan online gazetenin, gazetecilerin okuduğu Medyatava olması da ilginç tabii ki. Çok yaygın bir diğer saygısızlık örneği de, içeriğe ilgi çekmek için ilgisiz bir başlık atmaları.
Haberi gazeteden oku: Bunu yalnızca Tercüman yapıyor sanıyorum, bazı haberlerin sadece başlığını verip, "Gerisini basılı gazete okuyabilirsiniz," diyor. Hatta katıldığınız anketlerin de sonucunu görmek için gazeteyi satın almanız gerekiyor. Bu yöntemin Tercüman'a okur kazandırıp kazandırmadığından pek emin değilim, fareyi kedi yapmaya çalışmak gibi bir şey bu.
Offline gazete: Akşam'ın internetle ilişkisi, basılı gazetenin web versiyonunu ve pdf görüntüsünü yayınlamak. Web okuruyla girdiği tek etkileşim, yazarlarının e-posta adreslerini yayınlamak.
Web Yapma Aşk Yap Basın Değerlendirmeleri
En iyi tasarım: Sabah
Okuruna en saygılı online gazete: Gazeteport
En özgürlükçü yorum yönetimi: Ensonhaber, Gazeteport















0 yorum:
Yorum Gönder