Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Perşembe, Ocak 08, 2009

Bilgileri korumaktan kendini koruma aşamasına geçtik: PD 2.0



Derler ki, 1957'den sonra bir nevi polis devleti vardı. İhtilal oldu, asker devleti oldu. Ben daha çok asker devleti zamanlarını yaşadım. "Yahu, polis devleti yıllarını bir türlü yaşayamadan geçti gitti hayatım, tüh tüh," diye hiç düşündüm mü, düşünmek aklıma geldi mi, gelmedi. Zaten gerek de yoktu, kendileri buyurup geldiler, polis devleti rejimi başköşeye kuruldular.

Biz eskiden, arkadaşlarımıza, dostlarımıza, müşterilerimize "verilerini" korumanın önemini anlatmaya çalışırdık. Hoş bizim anlatmamıza gerek kalmaz, ya bir virüs, ya da teknik arıza, tüm verileri alıp götürür, "dijital felaket" ile ilk elden tanışmış olurlardı.

Verileri korumanın 2 aşaması vardır; (1) altyapını sağlam tut, kapılarını yol geçen hanına çevirme (2) Yedekle yedekle yedekle.

Bu yedekleme konusu da ayrı bir alemdir tabii ki. Her şey her an yedeklenir, ama ne zaman ki yedeklenmiş bir bilgiye ulaşmak istersiniz, ihtiyaç meydana gelmiştir, ya yedeklediğiniz bilgi zaten bozuk olan istemediğiniz bilgidir, yani yedeklemede versiyon tutulmamıştır ya da her şey yedeklenmiş, sadece aradığınız veri yedeklenmemiştir. Konfigürasyon ayarlarına özen gösterilmemiştir, kısacası.

Bir süredir, benim herkese önerim şu: Bilgisayarınızda hiç bir bilgi, veri tutmayın. Yani bilgisayarınızı bir zamanların güzelim Türkçe çevirisi (!) ile, "aptal hizmetçi" konumunda muhafaza edin.

Sistem şu: word'e, excell'e mi ihtiyacınız var, olabilir. Bunların online versiyonunu kullanın. Google Documents bu konuda oldukça başarılı. Tüm çalışma dosyalarınızı orada tutun, istediğiniz dosyaları da dilediğiniz arkadaşınızla paylaşıma açın. E-postalarınızı da Google'da, Yahoo'da ya da herhangi bir yerde tutun, makinenize indirmeyin. Bazı programlar, online çalışıyor, onları kullanın, yalnızca online'da karşılığı olmayan yazılımları makinenize kurun.

Kullanıdığınız servislerde dikkat etmeniz gereken en önemli konu; bu servislerin Türkiye dışında olmasıdır. Zira, müşterilerimin benim sunucularımdaki e-postalarını kontrol etmek için, çalışma dosyalarına bakmak için polisin tam yetkisi vardır. (Mahkeme izni hikayesine pek aldırmayın, o dostlar alışverişte görsün meselesidir.)

Online servislerdeki dosyalarınızı yine başka bir şirketin online yedekleme servisine yedekleyin. (Bu millet Google'ı da yasaklayacak kadar kahraman olacaktır bir gün hiç kuşkusuz.) Her zaman SSL'li hizmet kullanın, yani adres çubuğunun başında "https" yazsın. Servisler bu özelliği "seçenek" olarak sunabilirler, ayarlardan bu özelliği etkinleştirin.

Önlemler paketi uzar gider, ancak yukarıdakilere çok önemli bir noktayı eklemek isterim: Şifrelerinizi makinenizde tutmayın ve çok aşamalı bir güvenlik sistemiyle koruyun.

Şu artık ortaya çıktı ki, hepimiz yaşamımızı "FBI Tanık Koruma Programı"ndaki gibi sürdüreceğiz. Sere serpe yaşamak daha uzun yıllar bize haram. İnternet çağındaki polis devleti, artık Sherlock Holmes gibi iz takip etmiyor, kendi verilerinizi size karşı kullanıyor, bu veriler hiç bir suç öğesi taşımasa da mahkemelerimiz sizi korumuyor, tam tersine yaşamınızın karartılmasına çoğu zaman aktif destek veriyor.

Asker yönetimi bilgisayar monitörlerini yasaklamıştı, polis devletinde ise bu tür ticareti engelleyici unsurlara pek rağbet edilmiyor, internet sansürleniyor. Ben yazarları, düşünce kuruluşlarını, yaşam koçlarını ve astrologları, yeni döneme uyum gösterebilmemiz için bizlere destek vermeye çağırıyorum. Ayrıntılı "yap-yapma listeleri" yayınlanmasını istiyorum.

Uzun lafın kısası; sorarlarsa siz beni tanımıyorsunuz, ben de sizi tanımıyorum, kapiş?

0 yorum: