Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Perşembe, Ocak 15, 2009

Müjde: Web siteniz uluslararası ödül kazandı!

İnternetin en büyük özelliği, eskiden büyük paralar tutan bazı işlerin neredeyse sıfır maliyetle yapılabilme imkanı sağlamasıdır. Özellikle gençler, internetin bu özelliğini çok sevmişler ve büyüklerin, para sahibi olanların tekelinde olan çoğu konuya şempanze gibi zıplayıp dalıvermişlerdir.

10-15 yıl önce "web ödülleri" meselesi çok modaydı; Yarışma açabilmek ya da ödül verebilmek için tek yapmanız gereken, bir ödül bannerı tasarlamaktı. Bir web sitenizde ödül verirken, bir diğer sitenizde almış olduğunuz ödüllerle caka satabilirdiniz. Bu yarışmasız, kritersiz sahte ödüllerden bir kaç tane de ben almıştım, mekanizmanın nasıl çalıştığını anlamak için. Geçen yıla kadar da başkaca bir yarışmaya başvurmadım.

Özellikle son beş yıldır, web tasarım şirketleri sık sık web sitelerini yaptıkları müşterilerine uluslararası ödül müjdeleriyle geliyorlar. Herkes mutlu oluyor, herkes birbirini tebrik ediyor, ne kadar da iyi bir iş becermiş olduklarına hep birlikte ikna olup üst yönetimden takdir almanın sevincini yaşıyorlar. Hoş bir şey tabii ki.

Ben işin içinde olduğum ve de reklam dünyasının bu "ödül döngüsünü" iş yapmamış, para getirmemiş reklamların aslında mükemmel olduğu, sadece halkın ahmaklığı dolayısıyla iş yapmadığı, para kazandırmadığı konusunda müşterilerini ikna etme amacıyla, ya da gelecek kampanyanın fiyatını yükseltmek için bir araç olarak kullandıklarını bildiğimden ödüllere biraz şerbetli sayılırım.

Sistem şöyle çalışıyor: Gözünüze kolay ödül alabileceğiniz uluslararası bir yarışma kestiriyorsunuz. Yaklaşık 100-150 dolar arası bir parayı ödeyip yeni yaptığınız web sitenizle yarışmaya katılıyorsunuz. Bir süre bekliyorsunuz. Derken, müjde geliyor: Bilmem ne dalında altın ya da gümüş ödül kazanmışsınız. Havalara uçuyorsunuz. Tabii göremiyorsunuz ama sizinle birlikte belki bir kaç yüz ya da bin web sitesi tasarımcısı de havalara uçuyor. Yarışmanın ciddiyetine bağlı olarak katılımcıların %50-100'ü ödül almış oluyor.

Altın Örümcek Web Ödülleri


Geçen yıl "Bakalım ne olacak?" diye merak edip bir web sitesiyle Altın Örümcek Web Ödülleri'ne başvuruda bulunduk. Ön elemeyi geçtik, jüri elemesinde kendi kategorimizde ilk beşe girdik. Halk jürisi de bizi üçüncü yaptı. Bu işin dış yönü.

Geçen yılki yarışma boyunca web sitemizdeki trafiği incelediğimizde oylamaya ilişkin verilerden şöyle bir tablo çıktı:

Altın Örümcek Web Yarışmasında Ödül Alan Web Sitemize Gelen Oylama Trafiği

Oy verenler Ziyaret Sayısı Ziyaret Edilen Sayfa Sayısı Ziyaret Süresi (saniye)
Jüri Ön Eleme 3 1.67 00:00:06
Jüri Grup Oylaması 10 1.50 00:00:35
Jüri Final Oylaması 11 1.73 00:00:53
Özel Jüri Final Oylaması 3 2.67 00:00:40
Halk Oylaması 12 1.42 00:00:13

Benim bu ziyaretçi istatistiğinden anladığım tek şey; jüri, oylama sırasında anasayfa dışındaki iç sayfalara şöyle bir bakmış bakmamış, sitede kaldığı 40 saniye içerisinde 10 adet değerlendirme kıstasını şipşak ölçmüş ve kararını vermiş. Bizi ilk beşe koymuş.

Halk jürisi aşamasında herhalde hiç olmazsa 1.000 kişi falan gelecek, dikkatlice inceleyip karar verecek diye düşünüyorsunuz değil mi? Güzide halkımızı temsilen sadece 12 kişi gelmiş, bunlar da jüri üyelerinin yaptığı gibi anasayfanın ötesine pek gitmemiş, ama keskin zekaları sayesinde 13 saniyede kararlarını verip bizi üçüncülüğe layık görmüşler.

Altın Örümcek, bu yıl katılım bedellerini bir kaç misli arttırmış. Orada nasıl bir ekonominin işlediğini tabii ki bilemiyorum, ancak benim asıl merak ettiğim, "Restoran Bar" kategorisinde geçen yılın birincisi "Musa Ustam Ocakbaşı" bu yıl kaçıncı olacak acaba, ya da birinciliği kime kaptıracak? Hep birlikte izleyeceğiz.

0 yorum: