Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Pazar, Ocak 25, 2009

Ocak düğmelerinin yerleşim ve kullanımı: Felaket bir kullanılabilirlik yazısı


Kritik öneme haiz olan düğmeler soldakiler. O kadar ocak kullandım, en anlaşılır olanlar bunlar, yine de 2. ve 3. düğmelerde hala zorlandığımı kabul etmeliyim. Buradaki tek problem, fırın ve tüm ocaklar tek bir "yanıyor" düğmesini paylaşıyor. Belki alevli ocaklarda gerek yok, ama seramik ocaklarda her ocak düğmesinin yanında bir de uyarı ışığı olmalı diye düşünüyorum. Fırının üreticisi Electrolux.

Donald A. Norman, "The Design of Everyday Things" adlı kitabıyla, hayatımızda bize kan kusturan basit tasarım hatalarını "afişe" etmiş, benim gibi, "Bu niye böyle de şöyle değil," diye her gördüğü obje hakkında ve olur olmaz her konuda ahkam kesen, şikayet eden, yeni tasarımlar öneren kişileri "hastalıklı, takıntılı, habis ruhlu kişilikler" olmaktan kurtarıp bir nevi aklamıştır.

Kapıların ne yöne açılacağı, evdeki elektrik düğmelerinin nasıl sıralanacağı, ocaklardaki düğmelerin nasıl yerleştirileceği gibi basit görünen ama bir türlü çözülemediği için demek ki çok zor olan tasarım problemleri hayatımızdan çıkmış değil. "3-5 düğme"yi bile nasıl yerleştireceğimizi halledememişken, müzik setleri, televizyon, dijital fotoğraf makinesi, cep telefonu, kişisel bilgisayar gibi çok fonksiyonlu "makineler" ile nüfusun büyük bir bölümünü cahil konumuna düşürüverdiğimiz de işin cabası. Yüzyıl öncesinin özel eğitim görmüş mühendisleri tarafından kullanılabilen makinelerin yüz misli karmaşık olanlarının genç yaşlı herkes tarafından kullanılabilmesini beklemek bir tür çılgınlıktı belki de. Ama biz henüz farkında olmasak da, medeni dünyanın mühendis ve tasarımcıları daha büyük çılgınlıkların peşine düşmüş durumdalar.

Cep telefonunu kullanmayabilirsiniz, televizyonu sadece iki düğmeyle yönetebilirsiniz, bunlar sizin hayatınızı zehir eden ya da tehlikeye atan tasarım sorunları değil. Ancak yeni çağ, hayatımızın tüm aşama ve sürecini kontrol eden "makine sistemlerine" teslim olacağımız bir dönem olacak.

Donald A. Norman, "The Design of Future Things" adlı yeni kitabında, bir sonraki aşamayı, artık, "ben kullanmıyorum" deyip bir kenara koyamayacağımız makineler çağının "kullanılabilirlik" sorunlarını ele alıyor.

"Bu konuyu dert etmeli miyiz, kitabı alıp okumalı mıyız?" diye sorarsanız, hayır, dert etmenize, okumamıza hiç gerek yok. Zira bizler geleceğin tasarımında 5 kuruşluk bile yeri olmayan ülkelerden biriyiz. Daha temel sorunlara, mesela ocaklardaki düğme yerleştirme meselesine, evimizdeki elektrik düğmelerinin hangisinin hangi ışığı açıp kapayacağı gibi konulara konsantre olarak da kendi çapımızda büyük işler başarabiliriz. 15 dakikalık yürüyüş mesafesinde kaybolan gençlerimizin donarak ölmesini bile engelleyecek sistemlere sahip değilken, şöförsüz ulaşım araçları gibi gelişmiş teknolojileri tasarlamaya kalkışmak zor bir hayaldir zaten. (İnsan bekliyor ki, Türkler bunu okuyunca çok hırslanacaklar ve değil şöförsüz, araçsız ulaşım teknolojilerini gerçekleştirecekler...)

Böyle bir yazıda benden beklenen, "web sitelerinde kullanılabilirlik" gibi konular üzerinde bir şeyler yazmak, kendi deneyimlerimi ve çabalarımı anlatmak doğal olarak. Bunu özellikle yapmayacağım, zira bu konuda yeterince nefes tükettim, vergilerimi fazlasıyla ödedim. Ben şimdi evimdeki ocağın üzerindeki düğmelerin sırası ve uyarı ışıklarının tasarımı ile ilgilenme safhasındayım. Bu konudaki düşüncelerimi kağıda döküp tüketici önerisi olarak imalatçı firmaya göndereceğim. O işi bitireyim, sırada daha elektrik düğmeleri meselesi var.

0 yorum: