Benim Turkcell'den bir talebim daha var; lütfen Ümit Özgen'in babasıyla yapılan konuşmanın bantlarını açıklayıversin, bu işler nasıl oluyormuş, bir baba oğlunun ölme tehlikesi karşısında nasıl oyalanmış, çok, ama çok merak ediyorum, hangi iletişim beceri ve tekniklerinin kullanıldığını merak ediyorum.
Benim düşüncem; insan odaklı olmayan tüm kurumsal iletişim faaliyetleri eninde sonunda bu tür trajedilere yol açacaktır. Umarım, bu son macera olur.
Ümit Özgen'in arkadaşına son mesajı: "Ölüyorum Sinan"
Gazeteport'tun "Ölüyorum Sinan" haberinden:
Ölürken bile Turkcell'e para kazandırmış: Snowboard yaparken 19 Ocak Pazartesi günü saat 12.00 sıralarında kaybolan Ümit Özgen, arkadaşı Sinan Uçkan'ın cep telefonuna ilk mesajı saat 15.47'de gönderdi. Bu mesajında, oteller bölgesini bulabilmek amacıyla bir fişek atılmasını istediğini,''Ya fişek yok mu'' cümlesiyle aktaran Özgen, saat 17.03'te, ''Acil helikopter, hava kararmadan 1 saate donarım'' yazılı mesajı yolladı.
Arkadaşlarıyla birlikte Özgen'in kullandığı cep telefonu hattının bağlı olduğu GSM operatörünü aradıklarını ve yaklaşık 4 saat sonra bir sonuç alabildiklerini iddia eden Uçkan, ''Savcılık izninin ardından GSM operatörü yetkilileri yaklaşık 2 saat sonra yazının tamamlandığını ve 20 dakikaya yanımızda olacağını söylediler. Ama bu yazının bize ulaşması 4 saatten fazla sürdü. Ayrıca belirtilen koordinatlar Yunan adalarında bir bölge çıkmış'' dedi.
Gazeteport haberinin tümü












0 yorum:
Yorum Gönder