
Woody Allen, "Vicky Cristina Barcelona"film setinde Javier Bardem, Penelope Cruz ve Scarlett Johansson ile birlikte
İşini iyi yapan ve kendine güvenen bir yönetmenin filmini seyretmek ne kadar da keyiflidir. Alfred Hitchcock'tan bu yana çok az yönetmen bana böyle bir lüksü yaşatabilmiştir. İyinin ve kötünün ne olduğu konusundaki fikrini kafamıza vura vura anlatma meraklısı Amerikan sinemasından, yaşamın ve duyguların nasıl yaşandığına odaklanan Avrupa sinemasına bu güzelim "Barcelona" köprüsünü Woody Allen'den başkası inşa edemezdi zaten.
***
Filmden önce gösterilen reklamlardan hoşlanıyor musunuz bilemiyorum ama benim iki eleştirim var; (1) tüm reklamlarda hemen hemen herkes bağırıyor, (2) bu bağırtılar yeterli miktarda işitme hücrelerimizi (öyle hücrelerimiz olsaydı yani) öldürmüyor herhalde ki, sesi sonuna kadar açıyorlar, tamemen sağır olup SSK fonlarını boşaltıp bitirelim diye muhakkak.
Gösterilen reklamlar içinde, Efes Pilsen'in buğday birası Gusta'nın reklamı bence mükemmeldi. Hem Gusta'yı, hem de bu markayı seçenleri, farklı bir açıdan, farklı bir gözle bakanlar ailesine dahil ediyor. Gayet dengeli, amaçladığını doğru ve net anlatan, yüreğimize taşımak istediği duyguyu abartmadan ileten, ürüne "değer katan" bir reklam.
"Cesur ol, para harca!" reklamı kriz korkusunu yener mi?
Gusta'nın reklamı ne kadar başarılıysa, Eureko Sigorta'nın reklamı da o kadar "yanlış"tı. Amerika'nın en büyük sigorta şirketi AIG, müşterilerini maceraya sürüklediği için, "korkusuzca ev, han, hamam almaya teşvik ettiği" için, yanlış hesap kitaptan dolayı batmış, dünya sırf da bu tür "maceralar" dolayısıyla krize girmiş, ama sanki tüm bunlar olmamış gibi, bir reklamcı atın üzerine bir adamı çıkarıyor, eline bir bayrak tutuşturuyor, bizleri cengaverce ev bark araba almaya teşvik ediyor, "Hayatı cesurca yaşa!" diyor. O ödermiş problem olursa. Yani... bu kadar yanlış zamanda ve yanlış mesajla reklam yapılır mı? Bizim millet dünyadan çok mu kopuk, mağralarda mı yaşıyor, çevresinde olup bitenden tümden habersiz mi, bilemiyorum. Ama bu reklam iş yaparsa, yapıyorsa helal olsun, diyecek bir laf yok.
Web sitesini bizim yaptığımız HDI Sigorta'nın reklamcısı da Türkiye lansmanı için "Büyük Buluşma" diye benzer bir reklam filmi çekmişti. Bir televizyon dizisinden "ilham alınan" bu sahneler ya Almanların Türkleri nasıl algıladığını gösteriyor, ya da her ikisi de aynı reklamcının elinden çıkmış, bilemiyorum.
Son zamanlarda sinemaya gitmediyseniz, söz konusu reklam filmini Eureko'nun web sitesinde izleyebilirsiniz. Bu vesileyle evlere şenlik bir tasarıma sahip web sitelerini de görmüş olursunuz.
***
Woody Allen, sürekli soru soran, sorularına cevaplar bulan, cevaplarını yeni sorularla çürüten, buradan bir üst düzeye çıkıp diğer, başka, öteki soruları da soran ve cevap arayan bir ırk, bir tür, bir cins ve cinsiyetin insanı. Yaşamı, bir zeka oyunu, bir akıl yürütme seansları bütünü olarak algılayanların, yaşayanların kategorisine dahil. Woody Allen bugün 74 yaşında, hala soruyor ve cevaplıyor; yalnızca zihnimize ışıklar saçmakla kalmıyor, çekine çekine arkadan itelenerek ilerlediğimiz bu yaş merdiveninde gönlümüzü umutla dolduruyor.
"Yaptığım işlerle ölümsüzlük kazanmak istemiyorum, ölümsüzlüğü ölmeyerek kazanmak istiyorum" - Woody Allen















0 yorum:
Yorum Gönder