Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Cumartesi, Mart 14, 2009

Belediye seçimlerinde tasarım, zeka ve parti bayraklı iletişim şöleni



Şehirlerimiz yine parti bayraklarıyla ve afişlerle donatıldı. Minibüs ve otobüsler müzikler çalarak, cırtlak ya da davudi sesleriyle propaganda anonsları yapıyorlar. Mitingler başka bir alem tabii ki ve Hacivat Karagöz gibi atışmalar televizyon ve gazetelerin ana menüsü. Sanki Şeker Bayramı, Cumhuriyet Bayramı gibi bir gelenek oluşmuş ve ne zaman ki seçim lafı duyulsa, özenlice katlanmış saklanmış bayramlıklar sandıktan çıkıyor.

Seçimlerin bir festival havasında geçmesi güzel bir şey temelde, ama Türk festivalleri "şenlikçi" değil, "rahatsız edici" özellikleriyle ünlü. Şehirlerinin efendisi olamamış egoların olabildiğine baskıcı ve pervasızca hakimiyet kurma çabaları bizim festivallerimiz. Binlerce, on binlerce Recep İvedik'in fotokopiyle çoğaltılmış gibi vatan sathına dağılıp bizleri havasızlıktan boğma girişimi bu seçim festivalleri.

Yalnızca seçim öncesi propaganda (iletişim demeye dilim varmıyor) çalışmalarına ve kafalarımızın üzerinde uçuşan nedense hepsi aynı boy bayraklara bakarak, hiç bir partinin Türkiye'ye beş kuruşluk bir yararının olmayacağını öngörebilirsiniz. Bizi "hizmetçi ülke" konumundan çıkaracak ya da kentlerimizi gönül ferahlığıyla yaşanabilecek bir çevreye dönüştüremeyeceklerini kolaylıkla anlayabilirsiniz.

Ne zaman "tasarım" diyecek olsak, "önce fonksiyon" diye cevap alırız. Oysa fonksiyon denen meret de bir tasarım ürünüdür. Yani tasarım yalnızca bir nesnenin dış görünüşü değil, ruhudur. Mühendislik ile tasarımın birbirinden ayrılmış olması nesnelerin kendi özelliklerindeki bir ayrışmadan dolayı değil, biz insanların ikisini birden becerebilecek yeteneğe sahip olmayışımızdandır. Nasıl ki ruh ile bedeni ikisini birlikte kavrama kapasitemiz olmadığı için ayırıyorsak, tasarım ve fonksiyonu da hiç birimiz birer Leonardo da Vinci olamadığımız için birbirine rakip hatta düşman iki özellik olarak hayatımıza zerk ediyoruz. (Evet, zehir gibi zerk ediyoruz.)

Seçim çalışmaları ve iletişimi ile zeka arasında doğrudan bir ilişki vardır; ne kadar çok zekaya hitap ederseniz o kadar çok kaybedersiniz. Bu yüzden tasarımınız hedef kitlenizin zeka düzeyiyle uyumlu olmalıdır. Yani başarınız, hedef kitlenizin zeka düzeyini ne kadar doğru değerlendirmiş olmanıza bağlıdır. Politika sırf bu yüzden herkesin işi değildir. Politikacıların işi uygarlık tarihinde yer almak değil, toplumdaki farklı zeka ve beklenti sahiplerini birbirlerinin gözünü oymadan bir arada tutabilmektir.

Bu çerçevede düşündüğünüz zaman bayraklı anonslu seçim çalışmalarının bizim için en doğru "iletişim" çalışması olduğunu düşünebilirsiniz. Yine de hınzırca düşünmek gerekirse, bu kadar "aynı"nın bulunduğu bir platformda, yani farklı olabilmek için bu kadar az çabanın ve yaratıcılığın gerektiği bir ortamda, nasıl da hiç bir partinin bunu becermek için en ufak bir çaba göstermemiş, göstermiyor olmasına şaşırmamak elde değil. Meraklı olanlarınız partilerin web sitelerine de bakabilirler, ben küçük büyük neredeyse hepsinin sitesini gezdim, işe yarar bir tane bile bulamadım.

0 yorum: