
Ferzan Özpetek’in çok samimiyetsiz bulduğum “Güzel bir gün” filminden bu yana, ilk kez sinemadan sinirlenmiş ve incinmiş duygularla çıktım.
İki şey beni çok rahatsız etti: Birincisi şiddet. Sinemada şiddet izlemek pek hoşuma gitmez. Yahudiler, yakaladıkları Nazilerin kafa derisini yüzüyorlar, beyzbol sopasıyla beyinlerini dağıtıyorlar, hızlarını alamayıp alınlarına gamalı haç işareti kazıyorlar. Filmin sonunda da Hitler dahil tüm Nazileri bir sinemaya tıkıştırıp yakıyorlar. (Alman sinemasını bir kuleden ateş ederek 300 kişiyi öldüren bir Alman askerinin filmine endekslemeleri de işin cabası, ucuzluğu.)
İkincisi; 2. Dünya Savaşında şiddetten, toplu kıyımdan yakınan Yahudilerin, bu filmde şiddeti uygulayan taraf olma fantezileri beni çok rahatsız etti. Çok hastalıklı ve tehlikeli buldum. Bir anlamda, İsrail’de Filistinlilere uygulanan kıyımın ve şiddetin Nazi kimliğinde haklılaştırılması olarak algıladım.
Filmi, insanlığa karşı bir terbiyesizlik örneği olarak görüyorum. Aklı başında her Yahudi’nin bu filmden yüz çevirmesi gerekir diye düşünüyorum.















0 yorum:
Yorum Gönder