Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Pazartesi, Ekim 19, 2009

Coco Chanel & Igor Stravinsky



Film, Stravinsky'nin Bahar Ayini ile başladı. Heyecandan ne yapacağımı bilemedim; içimi büyük bir coşku kapladı, öylesine güçlü bir coşku ki, gözlerimden yaşlar aktı. Ve filmin sonuna kadar seyrettiğim her anı, her saniyeyi sevdim.

Film hakkında çok bir şey söylemeyeceğim, bana göre çok güzeldi, halkımızın büyük çoğunluğu büyük ihtimalle sevmeyecektir, onların zevkine saygısızlığım sonsuz. Ancak bu film dolayısıyla iki konudan söz edeceğim.

Birincisi; Fransız kadınının o taklid edilemez zerafeti. Hiç bir ülke kadınının hiç bir şekilde, hiç bir zaman sahip olamayacağı bir zerafete sahiptir Fransız kadını. Bu zerafeti yakından görmüş ve yaşamış birisi olarak kendimi çok şanslı sayıyorum.

İkincisi; hadi düşünün bakalım, Koç, Sabancı, Vakko, Eczacıbaşı ve tüm şirketlerin kurucularını düşünün. Mesela bizim modacımız Vitali Hakko'nun bir sanatçıyla olan aşkının filmi çekilsin, bu filmi Vakko finanse etsin ve bu filmde Vitali çırılçıplak sevişirken görünebilsin. Hiç bir Türk şirketi buna cesaret edemez. Biz korkağız çünkü. Ama bir Fransız şirketi, kurucusu Coco Chanel'in bir besteciyle olan aşkının filmini finanse ediyor, üstelik Coco'nun çırılçıplak seviştiği sahneleri bulunan bir filmi. Ve bu film Chanel'in kurumsal kimliğine destek veriyor.

Film öncesi, vizyona girecek 5 Türk filminin fragmanını izledim. Bu millet hiç traş olmaz mı yahu? Bu kadar mı sefil bir erkekler topluluğuyuz? Kadınlar da ne kadar basit, niteliksiz görünümlü! Neyse, o güzelim film başladı da, fragmanların zihnimdeki kirliliğini temizleyip süpürdü.

0 yorum: