
"Sahte ve gerçeğin peşinde: Robotik bir degüstasyon yazısı" adlı yazımda en büyük hayalimin zihnimin bir robota transfer edilmesi olduğundan söz etmiştim. Transfer edilmek üzere de kendime şarap degüstasyon robotu Winbot’u yakıştırmıştım. Üstlendikleri işi iyi yapanları severim, Winbot’un uzmanlık alanındaki ustalığının yanı sıra şirinliği de beni cezp etmişti."Zihin transferi dileğim" robotlar konusunda bilgili bir arkadaşımın dikkatini çekmiş. Bana dünyada başka robotlar da olduğunu hatırlatan kısa bir mektup yazdı. Mektupla da yetinmeyip benim için seçtiği çeşitli robotların fotoğraflarını ekleme nezaketini gösterdi.

Mekanik robot: Hangi hurdacıya giderseniz gidin, arızalı parçanızın bir yedeğini kolaylıkla bulabilirsiniz. Hatta ihtiyaç durumunda ya da canınız sıkıldığında oranızı buranızı beğendiğiniz parçalarla değiştirebilirsiniz. Sık sık estetik ameliyat yaptıranlar için kolay ve ekonomik bir alternatif bence. El emeği yoğun tamirat meraklılarının transferi için de en uygun robot bu olmalı. Arkasındaki (yoksa önü mü orası) havalı aksesuar eski sekiz silindirli Amerikan arabasından çıkma bir sinyal lambası anladığım kadarıyla, kırıp bozarsanız aynısını bulmakta zorlanabilirsiniz, aman dikkat.Ayak boyu ayarlanabilir, hatta pönömatik sistem de entegre edebilirsiniz. Kollarının 360 derece dönebilmesi büyük avantaj, sabah sporunda hiç zorlanmazsınız ama yoga ya da meditasyona pek uygun bir model değil görebileceğiniz gibi. Tai chi? Belki.
Alet çantası görünümlü gövdesinde her türlü anahtar, tornavida gibi bakım ve tamirat takımını taşıyabilir ve kendi kendinizi onararak uzun bir hayat yaşayabilirsiniz. Tek kusuru, makina yağı giderinin yüksek olması. Kendinize eş seçerken yağ kokusuna ve orasına burasına gres yağı bulaşmasına aldımayacak birini seçmenizi öneririm. Oto sanayi siteleri ruh eşinizle tanışabilmek için elverişli ortamlar yaratabilir. Bol şans dilerim.
Svedka'nın kadın robotu: Robotların aslında cinsiyetsiz olması gerekiyor, cinsiyete gerek yok yani. Ama kime sorsanız, "Bu robotlar erkek mi, kadın mı?" diye, inanıyorum ki "Erkek" diyenler çoğunlukta olacaktır. Benim düşünceme göre, "erkek şablonundan cinsiyetsiz robotlar" yapıyoruz. Şimdilik. İleride yeni cinsiyetler icad etmemiz de ihtimal dahilinde. "Ayarlanabilir cinsiyet" belki de en iyi çözüm olabilir. Mesela, "Bugün % 35 erkek, % 33 kadın, % 15 penguen, % 12 kurşun kalem, % 5 Amasya elması olmak istiyorum," gibi isteklerinize cevap verebilecek modeller de geliştirilebilir. Öte yandan, "kadın robot" deyince, hemen yumuşak hatlara ve iki büyük göğüse geçiyoruz, algımız bu çerçevede dolanıyor yani.
Kadın robotun içinde yaşayabilir miyim? Alışmak kolay mı bilmiyorum, hoş kısa bir süre için ilginç olabilir. Ama Türkiye'de taciz korkusundan sokağa bile çıkamazsınız. Büyük göğüslerin kaza anında "hava yastığı" vazifesi görebilme avantajına rağmen ben yine de diğer alternatifleri değerlendireyim izninizle.
Honda'nın Asimo'su: Günün teknolojisiyle yapılabilmiş en becerikli robot Asimo. Honda robot işini çok ciddi tutuyor . Eğer şimdi alırsanız, sürüm yükseltmeyle hep güncel kalacağınız garantisi var (herlade vardır, onlar bir şey demiyorlar). İnsanları ürkütmemek için boyunu 1.50 civarında tutuyorlar. Ama akıllı uslu, ağırbaşlı bir robota transfer için bundan daha iyi bir seçeneğiniz yok..

Nissan'ın robotu: Dev azmanı bir gösteri robotu. Çocukların çizgi romanlardan alışkın oldukları modellerden, küçük kafalı (az düşünen) kalın kaslı (saldırgan olmaya hazır) bir model. Elleri bile yumruk şeklinde, tabii boyu da bizim iki mislimiz. Kesinlikle bana göre değil.Aslında komik, hatta patetik bir model. Ayaklarında minik motosikletler var, omuzları da ilginç tabi. Biliyorsunuz, bizim de iki robotumuz var; Arçelik'in Çelik'i ve Vestel'inkiler. Bizimkiler bilgisayar canlandırması, paramız ancak o kadarına yetiyor. Şimdi televizyon reklamlarında moda, bir şeyden ya da bir şeye dönüşen robotlar. Ben hala bu dönüşümün espirisini anlayabilmiş değilim. Aslında domuz gibi anlıyorum da, anlamamazlıktan geliyorum. Biliyorsunuz, bir tekniği kullanmanın maliyeti düştükçe, o tekniğin pestilini çıkarana kadar kullanıyoruz, dönüşmeli robot da onlardan. Yeni bir uygun maliyetli teknik çıkınca bu sefer onlara saracağız mecburen.
Neyse, bu robotu da es geçiyorum izninizle.

Teneke robot: İşte görür görmez aşık olduğum robot bu. Pek bir meziyeti yok, ama olsun. Boyu da galiba 13 cm civarında. Sokaklarda gezmek tehlikeli tabii ki, özellikle ilkokul öğrencileri bilhassa üzerime basmaya can atacaklardır. Ama bu boyla benim küçük bahçem Afrika cangılı gibi görüneceğinden dışarıya çıkmaya pek ihtiyaç da olmaz sanıyorum. Her hafta safari ya da keşif gezileri düzenlerim. Dev canavar kedilerin saldırılarından paçayı kurtarabilirsem uzun bir yaşam pek de sürpriz olmaz.
Biraz önce Ebay'e baktım, 15.90 dolara satıştaydı. Hesaplı da yani. Doğum günümde kendime bir tane alıp zihin transfer teknolojisinin gelişmesini bekleyeceğim.
Facebook'taki resmimi şimdiden robot resmimle değiştirdim. Pazartesi günü de Emniyet'e gidip ehliyetteki resmimi değiştireceğim. Nalburdan anti-pas sprey almayı da unutmamam lazım.















0 yorum:
Yorum Gönder