
Şeftaliden yapılma çıplak heykel, Sydney, Avustralya.
Gençliğimden bu yana inandığım bir teorim vardır; Türkiye’de herkes çırıl çıplak soyunup günde 10 dakika kendini seyretse, sorunlarımızın yarısı çözülür. Çiftler çırıl çıplak soyunup günde 10 dakika birbirlerini seyretse, sorunlarımızın tümü çözülür.
Çıplaklık insanın ruhunu arındırabilecek en güçlü araçtır. Bir kısmınız eminim çıplak denize girmiş ve suyun bedeninizi ve varoluşunuzu nasıl kapsayıp kucakladığını doyumca hissetmişsinizdir.
Ruhun, zihnin ve bir bütün olarak yaşamın arınmasında başlangıç noktası çıplaklıktır. Soyunduğunuzda, beden ve ruhunuzu tümüyle hissetmekle kalmayacak, kelimelerin de gereksizliğini fark edeceksiniz.
Eğer birine dokunamazsanız ona ad verirsiniz, ulaşamazsanız kelimeleri kullanırsınız, göremezseniz hayaller kurarsınız. En temel birliktelik, en güçlü bağ, sessizliği paylaşmaktır.
Giyinmek, hissedememek demektir. Üzerinize giydiğiniz her parça, daha fazla uzaklaşmaktır. Her kat elbiseyle daha fazla üşürsünüz, daha az görürsünüz, daha çok konuşursunuz. Facebook’ta, Twitter’da birbirine yapışan kelimeleri ve resimleri çaresizce birbirinize gönderip kalıcı bir huzur, büyük bir kapı, engin bir anlam ararsınız. Bulamazsınız.
Soyunun.















0 yorum:
Yorum Gönder