
Tahir Paşa Konağı, Çengelköy. Fotoğraf: sgurbuz.
Belediyenin söylediğine göre İstanbul’da topu topu 250 ahşap ev kalmış. Hepsi de çürüyor, zira bizim koruma anlayışımız böyle. Bir şeyi korumak mı istiyoruz, hiçbir şey yapmadan öylece bırakırız, çürür, yerine betonarme yapar, dış cephesini ahşap görünümlü plastikle kaplarız. Al sana ahşap ev, al sana tarih.
Boğaz’da, Adalarda gezer ve bu çürümekte olan ahşap evlere bakınırken, “Kültür Başkenti İstanbul” soytarılığına harcanan paralarla bu evlerden kaç tanesi restore edilirdi, onu düşünün. (Cevap: hepsi.) Keratalar, hala o reklamları gözümüze gözümüze sokup parayı sokağa atmaya devam ediyorlar. Fatih hepsinin boynunu vurdururdu bunların.
Neyse, biz yine de ilkbaharımızı üzmeyelim, ahşapsız bir İstanbul için akşamları balıklarımızı yiyip rakılarımızı içelim. Ben rakıyı sevmem, belki bilirsiniz, tepelere kır çiçeklerini seyretmeye giderim.















0 yorum:
Yorum Gönder