
Uzun zamandır görmek istediğim filmi en sonunda küçük bir sinemada görebildim. Film, Tanrının kurallarına göre yaşamaya çalışan bir adamın felaketlerle iç içe geçen hayatını anlatıyor. Konuyu şöyle özetleyebiliriz: Bir Tanrınız varsa, burnunuz boktan kurtulmaz.
Bizim din kültürümüzde "drama" ve dolayısıyla sorgulama olmadığından Tevrat'taki "Eyüp"ün öyküsünü pek de ciddiye alanımız, hatta bilenimiz yoktur. Tevrat'ın bol miktarda drama içermesi nedeniyle Yahudi kültürüyle yetişenlerin sanatta daha başarılı oldukları öne sürülür. (Bkz. Daniel J. Boorstin, "Yaratıcı Ruhun Evrimi") Ben de bu teoriye inanıyorum, zira genç yaşımda belli başlı Orta ve Uzak Doğu din kitaplarını okuyan birisi olarak, Tevrat'ın sanata en büyük katkıyı sağlamış dini kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Lise İngilizce edebiyat dönem ödevlerimden birinin "Job/Eyüp" üzerine olduğunu da burada söylememe izin verin.
Filmin konusu Tevrat'taki ünlü "Eyüp" figürü üzerine kurulu. Eyüp, başına gelen tüm talihsizlik ve acılara rağmen Tanrıya olan inancını sürdürür. Bu kara komedi, "Evet, sürdürün, sürdürün ve sürünün," diye dalgasını geçiyor "umuda inanan" herkesle.
Filmin bize verir gibi yaptığı tek umut; "Algınızı değiştirin," oluyor. Kahramanımız tam da algısını değiştirmeye başlamışken, mutat felaketler peşini bırakmıyor, algı malgı kalmıyor tabii.
Film kahramanının, Larry Gopnik'in yaşadıkları aslında sizin benim yaşadıklarımızdan pek de farklı değil, hatta nispeten az bile. Onun bütün film boyunca yaşadıklarını çoğumuz, özellikle benim yaşımda olanlarımız, içkimize meze yaparız, o kadar yani. Ancak her olayın Larry Gopnik için bir felakete dönüşmesinin sebebi, Tanrının her şeyi normal seyrinde düzenleyeceğine olan güçlü inancı. Bu inançla, olayların peşine takılıp sürükleniyor, olayları yönetemiyor. Kardeşi Arthur Gopnik, tam bir kaybeden, sadece bulduğu matematik sistemle kumarda kazanabiliyor. Kent yasaları oyun oynamasını yasaklayınca, Tanrıya kızıyor, "Bana hiç bir şey vermedin, vermedin," diye.
Filmi izlemek için, canınızın sıkılmadığı, keyifli bir döneminizde olmanızı öneririm. Film çok başarılı olmasına rağmen, içimizdeki "umut" denen can simidimizi parçalayıp paralamaya çalışıyor. Hassas ruhunuzu zedelemesin yani. Nasıl ki Tanrı sizleri kurallarına uymadığınız için cezalandırıyor, bu film de Tanrının kurallarına uyan seyircilerini cezalandırmayı deniyor.
















