Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Cuma, Aralık 17, 2010

Amerikan "İleri Demokrasi"si iş başında


Yukarıdaki fotoğrafın Wikileaks ile ne ilgisi var? Google'da "Julian Assange"ın fotoğrafını ararken çıktı karşıma. Halkımızın Wikileaks'i Beşiktaş'ın yeni transferi sanıyor olmasını izleyince tvde, ben de bu fotoğrafın konuyla tam alakası olduğunu düşünerek buraya koydum.

Uzun süredir gece gündüz çalıştığım için Wikileaks konusuna tam vakıf olabilmiş değilim ama ortaya çıkan çıplak fotoğraf çok belirgin. Özellikle bütün o anlı şanlı uluslararası şirketlerin (PayPal, vb.) iş siyasete gelince demokrasiyi, ifade özgürlüğünü falan nasıl da yok sayıp karşı çıkanları boğmaya çalıştıklarını gayet net olarak gördük.

Bizimkilerin ABD'ye stajyer göndermelerine gerek var mı? Var; bizimkiler dünyayı Amerikalılar kadar seferber edemiyorlar, Ergenekon canileri hala yurtdışında ama getirtip hapse tıkıp çürütemiyorlar ve dolayısıyla "ileri demokrasimizi" diledikleri ölçüde gelişmiş ülkeler düzeyine yükseltemiyorlar.

Pazar, Aralık 12, 2010

Art of "Yumurta Firlatma": Türk gençliğinin GDO'lu demokrasiye direnci ve diğer korkutamadıklarımız



Gençlere korkuyu öğretmek zordur; oyun çağından daha yeni çıkmışlardır ya da çıkmamışlardır ve başlarına neler geleceği, gelebileceği konusunda kitabii, filmii ve tivii bilgi dışında bir deneyimleri yoktur. Başlarına gelebilecek her türlü belanın, felaketin de "gençlikleri" dolayısıyla altından kalkabileceklerine inanırlar. Ellerindeki tek silah gençlikleridir ve zaten, hatta genç olmak da budur.



Şükran Moral, geçenlerde tül perde arkasından da olsa seçkin bir seyirci topluluğu önünde eşcinsiyle sevişti. Halkın tepkisi, ilk duvar resminden beri tabii ki değişmedi; "Bu da sanat mı?" diye orasını burasını eşelemeye başladılar yapılan "happening"in. Şükran Moral ki, geçen yıl herkesin gözüne vajinayı dayayıvermişti işte. Onu da korkutmak pek mümkün görünmüyor yani.



Peta, hayvan katlimına karşı duruşunu halka ulaştırmak için yıllardan bu yana kadın çıplaklığını kullanır. Normalde toplum içinde soyunmayan, soyunmaya cesaret edemeyen kadınlar gösteriye yüklenen "yüksek ideal"lerin güvenli siperinde hayatlarında bir kez yapabilecekleri çılgınlık için yeterli gücü bulurlar kendilerinde.



Kedi katili Ufuk Günaydın gibilerini de korkutmak mümkün değil tabii ki...

Cumartesi, Aralık 11, 2010

Kim Novak ve duygusal kaynakların merkezine seyahat



Kim Novak'ı neden bu kadar yıl sonra hatırladım, bilmiyorum. Ama bana şöyle bir yararı oldu; karşı cinsde aradıklarımın kaynaklarından birine ulaşabilmiş oldum. Bazı resimler daha netleşti, bazıları flulaştı. Şimdi, flulaşan resimlerin kaynağını keşfetmek için yeni yolculuklara çıkmam gerekecek.

Küçük yaşlarda idealize ettiğimiz, hayran olduğumuz kişiler bizden 10 yaş, 2o yaş, hatta 40, 50 yaş büyükler olmuştur hep. Bunun çok doğal ve sağlıklı olduğunu sanıyorum. Kendi adıma, o dönemde benzer yaştaki birilerine hayran olduğumu hiç hatırlamıyorum, siz hatırlıyor musunuz?

Bu yaşımda şunu da söyleyebilirim; bu meşhur "hayran olma, idealize etme, sevme" döngüsüne bir şekilde kendinizi kaptırmışsanız, kesinlikle kurutluş yok, neyin ne zaman ne şekilde olabileceğini hiçbir zaman öngöremiyor, hesaplayıp programlayamıyorsunuz. Hayatın keyfi biraz da burada belki.

Kim Novak'a gelince, şimdi 77 yaşında ve hala güzel. Ama o güzelim gözlerinde bugün gördüklerimle çocukluğumda gördüklerimin benzer olduğunu söyleyemeyeceğim. Aradaki bu "bakış farkı"nın hayatımda nelere mal olduğunu ya da kazandırdığının muhasebesini de şu başımdaki işler biraz azalsa, hiç beklemeden yapacağım. Yapınca, bunu ilk bilen siz olacaksınız, emin olun.

Yine birileri kapattırmış blogumu...



Daha önce Digiturk iki kez erişimi engelletmişti. Bu kezki yasağın altından da onlar çıkarsa hiç şaşırmam.

Aslında iyi de oluyor, her engellenme sonrası yeni bir tasarımla ortaya çıkıyoruz, resimlerimiz büyüyor, açılıp saçılıyoruz, ferahlıyoruz. Bu ve benzeri siteleri engelleyen avukatlar bu "büyümeden" nasiplerini alamıyorlar haliyle, küçük dünyanın küçük insanları olarak yaşayıp gidiyorlar. Yaşayıp gitsinler bakalım.