
Bugün, 3. İstanbul Köprü projesiyle birlikte varlığı tehlikeye giren coğrafyada gezdim biraz: Poyrazköy, Anadolu Feneri, Riva ve aralarda kalmış, adını çoğumuzun bilmediği köylerde dolaştım. Yukarıdaki fotoğraf da oralardan.
Bir kaç yerde genç insanlarla konuştum. Hiç biri yeni köprü ile gelecek "nimet"ten kendilerinin yararlandırılacağına inanmıyor. "Onlar şimdiden her şeyi paylaşmışlardır bile," diye düşünüyorlar.
İstanbul'un kuzeyinin yeni bir köprü ve yerleşim birimleriyle doldurulması kaçınılmaz, bu iktidar yapmasa da yeni gelecek ekiplerden biri yapacaktır muhakkak, kazanılacak para o kadar cazip yani. Henüz neyi ne ölçüde ve ne şekilde koruyup neyi geliştireceğimiz konusunda yeterli bir kültür düzeyine erişebilmiş değiliz, çok uzun süre de erişemeyeceğiz sanıyorum.
Ben bu konuda çok da fazla zihnimi yormayacağım; ne üçüncü, beşinci köprü, ne de Kanal İstanbul gibi akıllara ziyan projeler hakkında pek düşünmeyeceğim. Yukarıdaki resimde gördüğünüz köy evi var oldukça ben oralarda gezineceğim, sonrasında ise kim bilir nerelerde teker süreceğim, dünya büyük.















0 yorum:
Yorum Gönder